Cuma, Temmuz 01, 2005

Şatranc-ı Urefa (Ariflerin Satrancı)





Bir tasavvufu oyunu olan Şatranc-ı Urefa'nın, yani Ariflerin Satrancı'nın ünlü İslam mutasavvıfı Muhiddin Arabî (1165 – 1240) ya da Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi (1351 – 1422) tarafından icat edildiği varsa­yılmaktadır. Oyunu tasar­layan kişi­nin öğrencilerine insanın yaşadığı, geçirdiği çeşitli halleri / yaşantıları ve idrak seviyelerini öğretmeyi amaçla­dığı düşünülmektedir.


Şatranc-ı Urefa tek bir zar ve oyuncu sayısı kadar piyonla Kızma Birader oyununa benzer şekilde oynanır. Oyun tahtasında 10 x 10 + 1, toplam 101 kare bulunur. Amaç, gelen zardaki kadar basamağı iler­leyerek 101. basamağa yani “ Visale ” ulaşmaktır. Kimi basa­maklar sizi daha aşağıdaki basamaklara gönderirken, kimileri de ileriye götürür. Oyunun ilk ortaya çıkışında ileriye göndererek ödüllendiren basamaklar arasında kuşlar, geriye götürerek cezalandıran basamaklarda ise yılanlar çizili olduğundan “Yılanlı Dama” diye de anılır olmuş.


Oyuna başlamak için mutlaka 6 atmak gerekir. Böylece Zillet (hor görme, alçalma, aşağılık, alçaklık), Teessüf (acınma, yazıklanma), Rica (yalvarma), Kavga, Adavet (düşmanlık, hınç, kin) gibi hallerden geçilip, pişman olunarak Nedamet basamağına gelinerek oyuna başlamaya hak kazanılır. Bu İslam tasavvufunda Tanrı'ya ulaşmak için evrilmeye başlayan nefsin ilk uyanış derecesi olan nevfs-i levvame'ye karşılık gelmektedir. Yap­tıklarından ve kötü hallerinden pişmanlık duyan (levm eden) insan tasavvuf yoluna girer. 6. basamaktan sonra sırayla Hicran (ayrılık, acı), Gurbet (yabancı yer), Karar basamakları geçilerek ilk 10 basamakta fazla zorlan­madan ilerlenir ve 10. basamak olan Rıza 'ya (hoşnutluk, memnunluk, razı olma, istek) varılır, fakat 11. basa­makta Sohbet-i Sek 'e (biriyle köpek tabiatıyla, yani köpeklerin havlaması, hırlaması gibi kavga ederek görüş­mek) gelindiğinde 2. basamağa, Teesüf ' e geri dönülür. Eğer bu basamağı geçebilirseniz karşınıza Mihnet (sıkıntı, dert), Duzah (cehennem), Zeval (alçalış, sona erme), Zahmet (zor, yorgunluk), Meşakkat (güçlük) gibi dereceler çıkar. 21. basamakta karşılaşılan İstiğna (ihtiyaçsızlık taslama) sizi neredeyse en başa, 3. basa­maktaki Rica 'ya (yalvarma) geri götürür. Ödüllü basamaklardan ilkiyle 23'te karşılaşırsınız: Cefa (ayrılıkta bı­rakma, eziyet etme). Cefa çeken daha sonra Sefa süreceğinden doğrudan 31. basamağa gönderilir. Benzer bir şekilde 26. basamakta Fırsat 'ı yakalayan kişi Tecrübe kazanmak için doğrudan 56. basamağa yollanır.


Oyun 26. basamaktan sonra zorlaşır: Rakip (başka birisiyle aynı şeye istekli olma) olunursa, ayrılık acısının çekildiği 7. basamaktaki Hicran sizi beklemektedir ya da birilerinin arasına Nifak ( ayrımcılık ) sokuyorsanız, 6. basamaktaki Nedamet (Pişmanlık) sizi buyur (!) eder. 39. basamağa kadar devam eden cezalar kısmını geç­mek çok zordur, fakat bu aşamaları bir geçerseniz işiniz kolaylaşır ve maneviyat basamaklarında ileri doğru hızla yol alırsınız. Bu arada karşılaşabileceğiniz haller olan 43. basamaktaki Kemâl (olgunluk, tamlık, bilgi, fazilet) 5. basamaktaki Adavet' e (düşmanlık, hınç, kin), 91. basamaktaki Gurur (boş, beyhude şeye güvenip aldanma, boş şeylerle övünme) en başa gönderir ve neredeyse bitiriyorken sizi Rıza 'ya yollayan 100. basa­maktaki Kazâ insanı aşağılara çekmek için bekliyordur.


Yukarıdaki basamaklarda sonuca yaklaştıran hâller de vardır. Örneğin 89'daki İzzet (yükseklik, aziz olmak, saygı, ikram, yücelik, kudret) 98'deki Bad-ı Aşk 'a (aşk fırtınası), 90'daki Vahdet (birlik, bir ve tek olma, kendi kendine kalış) 99'daki Halet 'e (takdir, hal olmanın ve bulunmanın türlüsü) kadar gitmenizi sağlar. Bunların ara­sında en ilginci 87'deki Muhabbet ' tir (sevme, sevgi, dostluk, dostça konuşma). Bu basamağın altında “BUYRUN VİSALE” yazmaktadır ve sizi doğrudan oyunun bitiş noktası olan VİSAL 'E ( dosta ermek, sevgide kavuşmak ) taşımaktadır.


Oyun yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi kazanma gayesiyle oynanacak bir oyun olmaktansa insanın kendini tanımasını amaçlamaktadır.


Oyunun Powerpoint'te hazırlanmış sürümünü indirmek için tıklayın.

9 yorum:

Sergey Moskalev dedi ki...

Dear Nurettin, thank you for your nice post about Satranj al-Arifin! This game I first see in Konya in some house. But people tell me that they don't play this game now, but only use it as a map of evolution (makam-halat system). Do you now places or families in Turkey where people still play this game?

My name is Sergey Moskalev I'm editor in "Scinece and Religion" magazine (Moscow) We made copy of Konya's Satranc it writen on latin letters (old Ottoman) if you need this I will send to you copy.
Also short note on English about Indian version. http://punto.ru/talks/23.02.2004
Please write to me - sergmos@gmail.com
Thank you again for your diagramm.

Abdul Kerim Keskin dedi ki...

Çok ilginç. Böyle ilginç bir haberi bizle paylaştığınız, bilmemize vesile olduğunuz için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

ne yapmak istemişsiniz anlamış degilim ama şu hadisi şerifi naklediyim size kendini arayan kişi (KENDİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR HZ MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V) (İNSANLAR UYKUDADIRLAR ÖLDÜLDÜKTEN SONRA DİRİLİRLER HZ MUHAMMED MUSTAFA S.A.V) (DERDİN SENDEDİR BİLMİYOSUN DERMAN YİNE SENDEDİR GÖRMÜYOSUN KOSKOCA ALEM İÇİNE YERLEŞTİRİLMİŞ SEN HALE KENDİNİ KÜÇÜK BİŞEY ZANDEDİYORSUN HZ ALİ RA)

gültanem dedi ki...

tşkrler..ALLAH RAZI OLSUN.. bu oyunu izmir kıtap fuarında karton üzerıne cıkarmışlardı aldım.kelımelerın anlamını sayenızde ögrenmiş oldum..oyunuda tam manasıyla ögrenmiş oldum.gercekten cokzevklı ve faydalı bır oyun..nette arkadaslara tavsıye edecektım yollayacaktım lakin indiremedım oyunu.. lütfen lınkı tekrar kontrol edermısınız..tşkrler

Nurettin Selsil dedi ki...

Yazının en altındaki bağlantıyı kontrol ettim, çalışıyor.
Sunumu indirebilirsiniz.

Hasan Demir dedi ki...

Bu oyunun bende orjinal osmanlıca metinlisi var. yalnız birşeyi yanlış yazmışsınız intenetteki bütün yazıların(bu konuyla ilgili) bu sayfa kaynak alınarak yazıldığı için genel anlamda yanlış artmış.
oyunun orjinal metninde de yazdığı şekilde arap alfabesinde ki şın harfiyle başlar عرفا شطرنج şeklinde yazılır. ve tam okunuşu Şatranc-ı urefa dır.
teşekkürler

Abdul Kerim Keskin dedi ki...

Merhaba. Siz Türkiye'demi yaşıyorsunuz bilmiyorum ama. Geacitis sitesi Türkiye kanunlarınca kapatılmış. Dolayısıyla dosyaya ulaşamıyoruz. Burada bir kopyası var: http://www.scribd.com/doc/18997623/Satranci-Urefa-Renkli

Alper dedi ki...

Allah razı olsun. Orjinalinin bir resmini paylaşabilecek olan varsa minnettar kalırım. Resmin kaliteli olması mühim değil, nasıl bir görünümü olduğuna dair fikir sahibi olabilmek için.

İyi Günler.

horozumfenerli dedi ki...

TEŞEKKÜRLER..